Eticaret | e-ticaret, elektronik ticaret makaleleri

28 Temmuz 2009

Bilişim Alanında Suçlar

Kategori: e-ticaret — Vahap Eren @ 14:37

Türk Ceza Kanunun’da Bilişim Alanında Suçlar

Bilişim Sistemine Girme
M
ADDE 243.

(1)Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren ve orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.

(2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir.

(3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. ,

Sistemi Engelleme, Bozma, Verileri Yok Etme veya Değiştirme
M
ADDE 244.

(1)Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

(4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması
MADDE 245.

(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis cezası ve adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
M
ADDE 246.
(1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

E-Ticaret ve Hukuk

Kategori: e-ticaret — Vahap Eren @ 14:35

8 Mayıs 1998 tarihli Dış Ticaret Müsteşarlığı, Elektronik Ticaret Koordinasyon Kurulu, Elektronik Ticaret Hukuk Çalışma Grubu raporundaki Elektronik Ticarette Sözleşme Oluşumu’na ilişkin bölüm aşağıdadır;

Mevcut Mevzuat
Borçlar Kanunu’nun 1 inci maddesinin 1 inci fıkrasına göre bir sözleşmenin kurulması için tarafların birbirine uygun olarak karşılıklı irade açıklamasında bulunması gerekir.

Sözleşme; hukuki bir bağı kurmak, değiştirmek veya ortadan kaldırmak üzere iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun olarak irade beyanlarının birleşmesi ile oluşur.

Gerek Borçlar Kanunu’nun anılan maddesinden, gerekse sözleşme tanımından bir sözleşmenin kurulabilmesi için bazı şartların olması gerektiği sonucuna ulaşılabilir. Bu şartlar; sözleşme tarafları, irade beyanlarının birbirine uygunluğu ve irade beyanlarının karşılıklı olmasıdır.

Bir ticari sözleşmenin kurulması için yukarıda anılan şartlar elektronik ticaret için de geçerlidir. Kişinin elektronik bir imza ile göndermiş olduğu sözleşme yapma teklifi icap, muhatabın bu teklifi kabul ettiğini elektronik ortamda iletmesi ise kabuldur. Muhatabın elektronik ortamda gönderdiği kabul beyanının icapcıya ulaşması ile ticari bir sözleşme kurulmuş olur. Kabul beyanının muhatap tarafından gönderildiği anda, ticari sözleşme hükümlerini doğurmaya başlar. Ancak, kabul beyanının icapcıya ulaşması ile gönderilme anı arasında pek uzun bir zaman geçmediğinden, kural olarak elektronik ortamda yapılan bir sözleşmenin kurulması anı ile hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başladığı tarih aynı tarihtir. Ancak icapçının, muhatabın kabul beyanını gönderdiği zamanda çeşitli sebeplerle (izin, hastalık vb. )  kabul beyanını aynı gün öğrenememesi mümkündür. Bu takdirde, kabul beyanının icapcı tarafından öğrenilmesi ile akit kurulacak, muhatap tarafından kabul beyanın gönderildiği tarihte ise ticari sözleşme hükümlerini doğurmaya başlayacaktır.

Yorumlar (0)

E-ticaret ve İnternetten Satış

Kategori: e-ticaret — Vahap Eren @ 14:34

Bu yazı dizimizin konusu İnternet üzerinden iş veya satış yapma düşüncesine sahip işletmelere temel bilgileri sağlamak ve yol gösterici olmak.

İşletmeleri bu bağlamda ikiye ayırmak mümkün. Bunlardan birinci grup halihazırda internet kullanıcısı olan, teknoloji kullanımına ve gelişmeye eğilimli vizyoner işletmeler ki biz bunları ülkenin lokomotif işletmeleri olarak kabul ediyoruz. Bu işletmelerin yöneticileri ve yönetim kadroları genellikle dinamik, girişimci, kendi karar alma yetilerine sahip, hızla uygulamaya geçen kişiliklerden oluşmakta.

İkinci grup ise sonradan gelenler diye adlandırabileceğimiz, faydayı ön görmekten çok komşusunun yaptığını taklit eden işletmeler ki bunlar genellikle teknolojik girişim ve yatırımlarda bulunuyor olsalar dahi, eylemleri “doğru”, yani “kendi ihityaçlarını karşılayacak bir ihtiyaç tespiti”ne dayanmadığından ya yaptıkları eylemden verimli bir sonuç alamayarak teknolojiden iyice soğuyorlar, ya da herşeye rağmen teknolojinin getirdiği faydayı –yanlış eylemde bulunmuş olmaların rağmen- bir şekilde sezerek diyemeyeceğim ancak görerek yavaş yavaş ve biraz çekinerek de olsa bir şeyler yapmaya başlıyorlar.

İnternet üzerinden yapılan her ticari eylem, bu eylem her ne olursa olsun, sıradan bir şirket web sayfasının yayınlanmasından, kocaman bir sanal mağaza veya bir e-pazaryeri oluşturulmasına kadar, ticari kurallar açısından değişen bir şey yoktur. Yine mal (veya hizmet) vardır. Yine üretenler, satanlar ve alanlar vardır. Yine fiyatlar, ödemeler vb. vardır ve yine nihai hedef kar etmektir. Ancak araçlar değişmiştir. Mağazanın, fabrikanın, dükkanın yerini bir web adresi, dekorasyonun, prestijin, kendinizi ifadenin yerini web sitenizin tasarımı, paranın yerini kredi kartları vb. almıştır. Amaç tüm sistemlerde satmak ve para kazanmaktır. Sadece araçlarda bir değişim olmuştur.

İnternet üzerinden satış yapmayı hedefleyen firmaların -ister toptan (B2B) satış yapıyor olsunlar, ister perakende (B2C)- başarıya ulaşabilmlerinin birinci koşulu, başarıya ulaşabilecek temel ticari niteliklere sahip olmalarından geçmektedir. Eğer işletmenin bu niteliklere sahip olduğunu varsayarsak ihtiyaç duyacağı diğer unsurlar şunlardır.

1)
Doğru İhtiyaç Tespiti: İşletme kendini iyi tanımalı ve ihtiyaçlarını doğru tanımlamalıdır. Herkesin var, bir web sitesi de bizim olsun, ele güne ayıp oluyor, yaklaşımı ile en ucuz şekliyle 3-5 kuruşa yaptırılıveren ve tabii doğal sonuç olarak da hiç bir fayda da sağlamayan web sitelerinin dönemi kapanmıştır. İşletmeler ihtiyaçlarını doğru tanımlamalı bununla ilgili profesyonel destek almalıdırlar. Ancak bu noktada karşımıza yeni bir sorun çıkmaktadır. Çünkü Türkiye’de herkes, her konuda aymazca konunun profesyoneli olduğunu iddia edebilmekte, bu da doğal olarak işletmelerin güven mekanizmalarında onulmaz hasarlar bırakmaktadır.

2) Doğru Araç Seçimi: İşletmenin ihtiyaçlarını doğru tanımladığını varsayarsak, sıra ihtiyaçların doğru karşılanmasına gelecektir. Burada öne çıkacak unsurlar ise seçilen aracın getireceği öngörülen faydaya karşılık yapılacak yatırımın makul düzeylerde olması, genişleyebilir ve esnek olması, yazılım olsun, donanım olsun işletmeyi belli bir ürün sağlayıcı veya yazılımcıya mahkum etmeyecek bir seçim olması, stabil olması ve söz konusu bedel karşılığında alınabilecek en iyi ürünün alınmasıdır.

3) Doğru İşletme Kuralları: İşletmenin doğru bir ihtiyaç tespiti ile doğru bir sistem kurduğunu varsayarsak bundan sonraki en önemli unsur sistemin doğru ve E-ortamların gereklerine uygun işletilmesi olacaktır.

Bunların sonrasında işletme gerçekten internet ortamını kullanmanın getirdiği ciddi avantajlardan, kar artışından, operasyonel maliyetlerinin düşmesinden, işin türüne göre stok maliyetlerinin azalamasından vb. istifade etmeye başlayacak ve yaptığı yatırımı çok kısa bir sürede geri kazanacaktır.

Yorumlar (0)

E-Ticarette Ürün Satarken Uygulanacak 10 Altın Kural

Kategori: e-ticaret — Vahap Eren @ 14:32

E-ticaret ve e-iş, kendi işini kurmak isteyen girişimciler için yeni fırsatlar oluşturuyor. Küçük girişimciler, web üzerinde açtıkları e-mağazalarda farklı ürünler satabiliyor, danışmanlık hizmetleri verebiliyor ya da bilgi danışmanlığı yapabiliyor. Aşağıda, web üzerinde e-iş, e-ticaret uygulamaları yaparken ve e-mağaza açarken ilk anda dikkat edilmesi gereken bazı unsurlar sıralanıyor:

1-Çok çalışmak: Unutmayın ki, bir lise öğrencisi, büyük bir şirketten daha iyi ve çekici bir web sayfası yapabilir. Bu yüzden, internet üzerinden servis veren şirketlerin büyüklükleri, mağaza vitrini sayılan web sayfaları söz konusu olduğunda, o kadar da önemli değildir!

Ürün tanıtımı ya da satışı yapılan bir web sitesi, sürekli ilgi ve canlı tutulmak ister. Unutulmamalı ki, milyonlarca müşteri internette geziniyor ama aynı zamanda binlerce e-mağaza da yalnızca 1 tıklama uzaklıkta! O yüzden ilgi çekmek son derece önemli. Bunun için de çok çalışmalı ve web’in özelliklerini kullanarak e-mağazanızı “farklı” yapmalısınız. Sonuçta, internet üzerinde iş kurmakta, normal hayatta iş kurmaya benzer. Başarılı olmanın altın kuralı aynı: Çalışmak, çalışmak, çalışmak…

Web, size müşterilere ulaşabileceğiniz ucuz bir kanal sunar. Bu kanalı verimli kullanmak ve internet üzerinde e-ticaret yapmak için çok paraya ihtiyacınız yok. Sadece, dikkatli ve süreklilik içinde çalışmanız gerekiyor.

2-Faaliyet sahasını ve satacağınız en uygun ürünü bulmak: Çok çalışmak birçok şeyi değiştirse de, öncelikle sizinle benzer ürünleri satan web şirketleriyle rekabet edip edemeyeceğinizi iyi saptamanız lazım. Sonrasında, bunu göze alan bir ürün portföyü ve satış stratejisi geliştirmelisiniz. Web şirketleri farklı ülkelerde olsa bile, internet kullanıcıları (potansiyel müşteriler) için, yalnızca iki farklı web sayfasıdır. O yüzden, söz gelimi, Türkiye’de CD satan bir e-mağaza açıp bu konuda güçlü bir altyapısı ve deneyimi olan başka bir Amerikalı ya da Avrupalı şirketle rekabet etmek zor olabilir. Ama söz gelimi, Türk müziği CD’leri satan bir dükkanın daha fazla başarılı olma şansı vardır. Bu yüzden, faaliyet sahasını ve satılacak ürünü seçmek son derece önemlidir.

3-Web sayfasının kalitesi: Web sayfasının ne kadar kaliteli hazırlandığı müşterinin ilgisini çekmek için son derece önemlidir. Çok iyi hazırlanmış bir web sayfası, o sayfada satılan ürünleri satın alacak müşteriler için de bir güven unsuru olacaktır. Doğal olarak, web sayfasının kalitesi orada sattığınız ürünün kalitesi ile doğrudan orantılı değildir. Ama e-mağazanın  vitrini de hazırlamış olduğunuz web sayfalarıdır! Hiç vitrini iyi hazırlanmış bir mağaza ile,  hazırlanmamış olan bir olur mu?

İyi hazırlanmış web sayfaları sade görünür, renk seçimleri ve yazı tipleri göze hoş gelir ve sitenin ismine, içeriğine uygundur. E-mağazalar için hazırlanan web sayfalarında, ürün tanıtımları için ve genel bilgi amaçlı olarak yüksek kalitede resimler kullanılmalıdır. Ancak, yüksek kaliteli resim hiç bir zaman yüzlerce kilobyte uzunluğunda olmamalıdır! Olabildiğince kaliteli, ama az hacimli resimler olmalı (sadece birkaç kilobyte kadar!). Unutmayın ki, mağazanıza gelen herkes yüksek hızlarla internete bağlanmıyor!

Benzer şekilde, web sayfalarına koyduğunuz he türlü bilgi ve anlatımda kelime yanlışları ya da anlam bozuklukları da olmamalıdır.

4-Gezilmesi kolay mağazalar yapın: E-mağazanızı, gezilmesi, alışveriş yapılması kolay yapın. Web sayfaları TV kanalları gibidir. Sitenize gelen birisi bilgiler ve ürünler arasında kaybolur, aradığını bulamazsa başka bir sayfaya (muhtemelen başka bir e-mağaza) ’zaping’ yapacaktır. Bunu engellemenin yolu, sitenizi olabildiğince basit (kolay gezilir) ve sade yapmaktan geçer.

Ayrıca, insanların dükkânınızı gezmesini istiyorsanız (Unutmayın, bir şey almak zorunda da değiller. İyi izlenim edinen bir ziyaretçi, hiç bir şey almasa da, arkadaşlarına bedava tanıtımınızı yapacaktır!), onların önlerine “sitenize kayıt olma zorunluluğu”, uzun ve bıktırıcı boşluklarla dolu bilgi formları vb çıkartmayın. E-ticaretin ilk yıllarında yapılan tipik yanlışlardı bunlar. Belki yanlış demek yerine, e-alışveriş yapanların hoşlanmadığı ve ısınamadığı uygulamalar diyelim. Sistem kendi dinamizmini oluşturuyor. Ziyaretçiler, fare (mouse) ile tıklamaya bayılır, ama birşeyler yazmaktan hoşlanmaz! Müşterilerinizin tek yazacağı şey, kredi kartı bilgileri olmalı! Bilgi amaçlı düzenlediğiniz anketleri bile, yazılı değil de çoktan seçmeli butonlarla (düğme) oluşturma yoluna gidin.

5-Mağazanız “sanal” olabilir. Ama siz her halinizle e-mağazanızda “gerçek” olun: Bunu ziyaretçilerinize hissettirin. Mutlaka, bir e-mağaza açmadan önce birkaç tane e-mağazadan alışveriş yapın. Bu mağazaları ve web tasarımlarını, sizde uyandırdıkları izlenimleri (güven, ilgi vb.) alıcı gözle değerlendirin. Sitenize gelen müşteriler, güvenli bir yerden alışveriş yapıyor oldukları duygusunu yaşamalı. Sattığınız ürünlerin bir kataloğunu müşterilerinize sunun. Gerçekten “iş yapmak istediğiniz” mesajını mutlaka verin. Kötü bir web sayfanızın olması tabii ki hiç olmamasından daha iyidir, ama bu şekilde de pek bir iş yapıp para kazanamayabilirsiniz.

6-Verdiğiniz servisleri ön plana çıkartın: Söz gelimi; müşteri destek servislerini, ürünlerinizle ilgili ilk anda sorulabilecek soruları ve cevaplarını sayfalarınızda ön plana çıkartabilirsiniz. Ayrıca, e-mağazanızdan alınan ürünleri (siparişler) hızlıca teslim etmek (kimse aldığı bir ürünün haftalar sonra teslim edilmesini istemez, değil mi?) ve bunu vurgulayarak söylemek, müşteriler için çok iyi bir etki bırakacaktır.

Her müşteriye aynı önemi verin. Ve mutlaka bir e-posta yazışma adresi bağlantısını ana sayfanıza (mağaza girişine/vitrinine) koyun. Bu yolla, söz gelimi, ziyaretçilerin, ürünleriniz hakkındaki fikirlerini sorabilirsiniz.

E-mağazanıza gereksiz bağlantılar (link) koymayın. Yoksa ziyaretçilerinize başka yerlere “zaping yapma” imkânını kendi ellerinizle vermiş olursunuz. Kendi kendinize gol atmayın.

7-Sitenizin reklamını/tanıtımını yapın: Bunu iki farklı yöntemle uygulamanız mümkün:
* Sitenizi arama motorlarına kaydettirin. Tüm dünyada en çok bilinen birkaç tane arama motoru vardır. Bunlar;

* Google, www.google.com

* Yahoo, www.yahoo.com

* Altavista, www.altavista.com

* Excite, www.excite.com

* MSN, www.msn.com
*  www.bing.com
* Web Crawler, www.webcrawler.com

* Infoseek, www.infoseek.com

* Hotbot, www.hotbot.com

* Lycos, www.lycos.com

Kalan tüm arama motorlarının aldığı pay yüzde 1 civarındadır. Arama motorları, belirli aralıklarla, kendilerinde kayıtlı web sayfalarını ziyaret edip onları, içlerinde kullanılan kelimelere göre indekslerler. Böylece, arama yapanlar, o indeks kelimelerini girdiklerinde, kelimelerin geçtiği ilgili web sayfalarının adreslerine erişir. Web sayfalarının içinde, özel HTML komutlarıyla, anahtar kelimeler verilir. Arama motorları ilk bu kelimelere bakar. O yüzden, anahtar kelimeleri dikkatli seçmek, arama motorları kullanarak arama yapan müşterilerin e-mağazalarınızı bulmalarını kolaylaştıracaktır. Ayrıca, sattığınız ürünleri, şirket adını vb. belirten kelimeleri, metin içinde de belli aralıklarla kullanın. Arama motorlarının bazıları, doğrudan metinde geçen kelimeleri de indekslerler. Bu şekilde, anahtar klima bazlı aramalarda e-mağazanızın  adının çıkmasını sağlayabilirsiniz. Ama arama sonuçlarında en başa yerleşmek istiyorsanız, ne yazık ki bunun standart/sihirli bir yolu yok. Olsa bile, herkes kullanır ve bu da sonuçta pek bir şeyi değiştirmez.

Bölgesel olarak da, sözgelimi, Türkçe arama servislerine sitenizi kayıt ettirmek sizin yararınıza olacaktır.

* İkinci yol olarak, sitenizin reklamını çok ziyaret edilen bazı popüler sitelere verebilirsiniz. (Günlük gazete siteleri, arama motorları vb.). Ancak, web reklamları oldukça pahalı olabilmektedir. Bu tip reklamlar, o reklama tıklayıp, sitenize ulaşan kişi başına bir ücret ödemeden tutun da, sabit ücret ödemeye kadar birçok şekilde olabilir.

8-Fiyatlarınızı düşürün: İnsanlar, alıştıkları mağazalara giderler. Bu, e-mağazalar için de böyledir. İnsanların “ayaklarını alıştırmanın en etkili yolu” da fiyatları düşürmek. Web’in maliyetleri düşüren bir kanal olduğunu hatırlayıp, ürünlerinizi, normal piyasada satılandan daha ucuza satıp aynı karı elde edebileceğinizi unutmayın.

9-Sitenizi düzenli olarak güncelleyin: Bazı ürünleri her gün değişecek şekilde ana sayfanızda öne çıkartabilirsiniz. Sitenize gelen bir ziyaretçi, bir kaç gün öncesine göre farklılıklar bulmalı. Periyodik olarak değişen kısa anket soruları da koyabilirsiniz.

10-Sabır: E-mağaza açılır açılmaz, hemen bir sürü müşterinin gelmesini beklememek gerek. Alışveriş yapan kişilerin sizin mağazanızı fark etmesi biraz zaman alacaktır. İnternet çok büyük. Milyonlarca kullanıcı ve birbirine rakip yüzbinlerce  e-mağaza var. Birileri sitenizden alışveriş yapmaya başladı mı arkası gelecektir. O yüzden, sabır!

Yorumlar (0)

E-Ticaret Sitenizde Satışı Arttırmanın Yolları

Kategori: e-ticaret — Vahap Eren @ 14:30

* Yakın çevrenize, iş çevrenize e-ticaret siteniz ile ilgili tanıtım e-postaları gönderin. Bunu aldıklarında rahatsız olmayacak sizi tanıyan insanlara gönderin ama tadını kaçırmayın.

* Türkiye’de sıkça kullanılan birkaç başarılı arama motorlarına kaydolun, sonra da uluslararası ücretsiz arama motorlarına kaydolun.

* Kendi iş alanınızla ilgili yenilik yapın. Kimsenin satmadığı bir ürünü satın, hızlı teslimat yapmanın bir yolunu bulun. Örneğin sitenizde alışveriş yapanlara yorgunluk kahvesi ikram edin. örneğin siparişleriyle beraber 50 gram kuru kahve gönderin.

* Kullandığınız kartvizit, fatura gibi yazılı dokümanlarda e-ticaret sitenizin adresi mutlaka olsun. Kaşenize telefonun yanına  e-ticaret sitenizin adresini yazın. Santralinize müzik sesi yerine bir fon müziği eşliğinde e-ticaret sitenizin tanımını yapın.

* Sitenizin içeriği konusunda bilgi almak isteyenler için “sık sorulan sorular” ve “müşteri hizmetleri” gibi bölümleri mutlaka bulundurun.

Yorumlar (0)

E-Ticarette Telefonla Sipariş ve Kapıda Teslimatın Önemi

Kategori: e-ticaret — Vahap Eren @ 14:25

Her ne kadar online olarak, arada bir temsilci olmadan sipariş alabilmek güzel olsa da, ne yazık ki Türkiye’de henüz telefon ile sipariş alımı 16 kat daha fazla.

Eğer yalnızca Türkiye’de bir satış sitesi açıyorsanız, kesinlikle alternatif olarak telefonla da sipariş alımı yapmalısınız. Sipariş alımı için şirketiniz içerisinde bu organizasyonu ve satış sitesi yazılımını önceden planlamalısınız.

Türkiye’de internet müşterileri büyük çoğunlukla telefonla siparişte farklı davranışlar sergiliyor. Bunun için bir satış prosedürünü geliştirmelisiniz. Örneğin, hediyelik eşya satan bir satış sitesi, ürün anlatımından daha çok müşterilerinin kişisel ilişkileri ile ilgili konuları dinler. Bunu aşmak için önceden belirlenmiş soru ve cevap kurallarınız olmalı.

Telefonla satış Türkiye’de her ne kadar kolay olsa da müşterilerinizi gereksiz sorularla, pazarlama için fazla zorlayıp rahatsız etmekten müşteri sadakati ve sürekliliği açısından kaçınmalısınız. Telefonla siparişte kredi kartı bilgilerini alarak yine Sanal POS üzerinde siparişleri gerçekleştirebilirsiniz. Kredi kartı tahsilatı için Sanal POS entegrasyonuna uygun bir yazılım kullanmalısınız. Kredi kartı bilgilerini saklamanız son derece sakıncalıdır ve ticari olarak risk taşır. Bunun için yazılım ile siparişi gerçekleştirip tüm sorumluluğu bankanıza aktarabilirsiniz. Bazı sürekli ödeme seçeneklerinde kredi kartı merkezleri- bankalar müşterilerinizin sesli onayını talep edebilir.

Diğer yandan, kapıda tahsilat yöntemi de internetten satışları arttırdığı bir gerçek. Türkiye’de birçok müşteri ödemesini kredi kartı ya da nakit olarak kapıda ürünü sağlam olarak teslim aldıktan sonra yapmayı tercih ediyor. Siparişin alımı ve ödeme yönteminin seçimi konusunda sitenize gerekli tüm bilgileri ayrıntılı olarak yazmalısınız.

Yorumlar (0)

E-Ticarette Satışın sırları

Kategori: e-ticaret — Vahap Eren @ 14:20

Stok yönetimi, mağaza, elektrik, satış temsilcisi… İnternette satış yapmak için bunlara ihtiyacınız yok. Günümüzde şirketinizi dünyaya açmanın ve satışlarınızı artırmanın, en düşük maliyetli, en hızlı ve en karlı yolu internetten satış! Sanal dünyayı fethetmek isteyenler için işte önemli ipuçları:

İlk adımlar: İsim ve Yazılım
İlk olarak bir site kurmalısınız. Bunun için atmanız gereken öncelikli adım ise bir isim bulmak. Seçeceğiniz isim ürünlerinizi hatırlatmalı ve kolay akılda kalmalı. İsimde Türkçeye özel, “ş-ü-ğ-ı-ö” gibi harflerden kaçının. Mümkün olduğunca tek kelimeden oluşan bir isim tercih edin. İsim seçiminden sonra sıra yazılma gelmeli.

Ürünlerinizi internette göstermek ve müşterilerinize bilgi akışı sağlamak için, işlevsel bir yazılım edinmeniz gerekiyor. Bu yazılım temel olarak; reyon ekleme, ürün ekleme, sipariş alma gibi temel bölümleri kapsamalı.  Temel işlevlerinin dışında, satış sitenizin içerisinde pazarlamaya yönelik aktivitelerin olması da gerekiyor. Pazarlama aktivitelerinin çokluğu ve işlevselliği gerçek bir satış başarısı sağlar.

Aslolan Fiyattır
İnternette pazarlamanın alıcı ve satıcılar açısından sağladığı en önemli avantaj, dağıtım, depolama, taşıma ve stok gibi  yüksek maliyetlerdeki tasarruflar nedeniyle ürünlerin alıcılara daha düşük fiyatlarla sunulabilmesi ve satıcıların karlarını artırabilmesidir.

Öte yandan, internetteki alışverişlerde bilgiye hızla ulaşan tüketicilerin fiyatlara karşı duyarlı oldukları da unutulmamalıdır. Bu nedenle internette satışta fiyat oldukça önemli bir pazarlama bileşenidir! Sanal ortamda ürün ve hizmetlerde farklılıklar çok fazla değilse, alıcılar fiyat üzerinde yoğunlaşıyor. Araştırmalara göre,  internet ortamında alışveriş yapanların yaklaşık yüzde 60’ı fiyat faktörünü 1’inci sırada dikkate alıyor.

Tedarik, Stok ve Ödeme
Tedarik sürecini sağlıklı yaşamak için satmak istediğiniz ürünün, sipariş sonrasında nasıl temin edileceğini ve teslim edileceğini belirlemelisiniz. Stok tutabilirsiniz ya da akıcı bir satış planı yapabilirsiniz. Burada önemli olan, satış sonrasında, ürünün en kısa zamanda kusursuz bir şekilde müşterinize teslim edilmesi.

Ödemeler de dikkat etmeniz gereken bir diğer önemli konu. E-ticaret yalnızca bir aracı platformdur. Müşterilerden alınan ücret şirketinizin hesaplarına aktarılır. Bunun için de bazı yöntemler bulunur.

Öne çıkan yöntemleri ise Sanal POS, havale, Western Union ve kapıda tahsilat şeklinde özetlemek mümkün:

Sanal POS: Bu cihaz, bildiğimiz POS gibi çalışır. İnternet üzerinden, sanal POS yazılımı ile müşterilerinizden kredi kartı kabul edebilirsiniz. Bu yazılım satış sitenize ek bir modüldür. Birçok bankanın Sanal POS entegrasyon yazılımı vardır. Bankalardan bu yazılımı temin edebilmeniz için müracaat etmeniz gerekir. Her bankanın kendine has prosedürü de olsa genel olarak sizlerden şu standart şartları isteyeceklerdir: Banka üzerinde bir hesap numarası, satış yapmayı düşündüğünüz sitenin çalışır durumda olması, vergi levhası, ticari faaliyet belgesi, teknik danışman, ortalama yıllık ücret.

Havale yöntemi: Müşteri ödemelerini banka havalesi ile de kabul edebilirsiniz. Burada önemli olan, satış yaptığınızda müşterilerinize tüm bilgileri ayrıntılı bir şekilde vermeniz ve siparişi, ödemeyi kesin olarak almadan gönderimi yapmamanız gerektiğidir.

Western Union: Eğer uluslararası bir satış gerçekleştiriyorsanız, en uygun ödeme yöntemidir. Bir nevi isme havale sistemi gibi çalışır. Yurtdışında sıklıkla kullanılan bu sistem için Türkiye’de seçeceğiniz bir banka ve alıcı ismini müşterilerinize sipariş öncesi söylemeniz gerekir. Para transferi 5 dakika içinde gerçekleştirilir. Para transferinden sonra, müşterinizin size 11 haneli bir PIN numarası vermesi gerekir. Paranızı tahsil ettikten sonra siparişini gönderebilirsiniz. Bu ödeme yöntemi için herhangi bir bankaya hesap açtırmanız gerekmez.

Telefonla sipariş: Türkiye’de internet üzerinden telefon ile sipariş alımı fazlasıyla tercih edilen bir yöntemdir.  Eğer yalnızca Türkiye’de satış yapacaksanız, alternatif olarak telefonla sipariş alımı da yapmalısınız. Bunun için şirketiniz içinde gerekli organizasyonu ve satış sitesi yazılımını önceden planlamalısınız. Türkiye’de internet müşterileri telefonla siparişte çoğunlukla farklı davranışlar sergiliyor. Bunun için bir satış prosedürünü geliştirmelisiniz. Önceden belirlenmiş soru ve cevap kurallarınız olmalıdır. Telefonla siparişte kredi kartı bilgilerini alarak yine Sanal POS üzerinde siparişleri gerçekleştirebilirsiniz. Kredi kartı ile ödeme için Sanal POS entegrasyonuna uygun bir yazılım kullanmalısınız. Kredi kartı bilgilerini saklamanız son derece sakıncalıdır ve ticari olarak risk taşır. Bunun için yazılım ile siparişi gerçekleştirip tüm sorumluluğu bankanıza aktarabilirsiniz.

Kapıda tahsilat: Bu yöntemin internetten satışları arttırdığı bir gerçek. Türkiye de birçok müşteri ödemesini kredi kartı ya da nakit olarak kapıda ürünü sağlam olarak teslim aldıktan sonra yapmayı tercih ediyor. Siparişin alımı ve ödeme yönteminin seçimi konusunda sitenize gerekli tüm bilgileri ayrıntılı olarak yazmalısınız.

Yorumlar (0)

E-Ticaret Nedir? Nasıl Yapılır?

Kategori: e-ticaret — Vahap Eren @ 14:18

Yurtdışında “dropshipping” adı verilen stoksuz e-ticaret uygulaması gittikçe yaygınlaşıyor. Vergi ve kargo ücretinin ödenmediği sistemde, para kazanmak için güvenlik ayarları ve ürün stokları dikkat edilmesi gereken en önemli konuları oluşturuyor.

İnternetten para kazanmanın en cazip yollarından biri ticaret. E-bay gibi alışveriş sitelerinde her ay milyonlarca ürün açık artırmaya çıkıyor. Her gün milyonlarca yeni ürün sisteme ekleniyor. Yurtdışında uzun zamandır uygulanan lakin Türkiye’de henüz çok yeni sayılan bir yöntem ise bu alandaki girişimcilere açık artırma ve toptan ürün satan siteler üzerinden stoksuz ticaret yapmanın kapılarını açıyor. Dünyada “dropshipping” olarak bilinen bu sistem, dünyanın herhangi bir noktasına, belli bir adres gösterme zorunluluğu olmaksızın satış yapma imkanı tanıyor. Türkiye’de henüz bu alanda yapılan girişimlerin sayısı az olsa da yurtdışında “dropshipping” ile ev ofislerini onlarca kişinin çalıştığı küçük işletmelere çevirenlerin sayısı hayli fazla.

Kargo Ücreti Yok
Ürün satışında stok tutmadan aracılık yapabilmenizi sağlayan ’dropshipping’, toptan ürün sağlayan şirketin veritabanı üzerinden yaptığınız ticaret anlamına geliyor. X sitesinde toptan fiyatına satılan ürünü Y sitesinde uygun gördüğünüz karla satabiliyorsunuz. Açık artırma sitelerinde açılan ’sanal mağazalara’ kendi seçtiğiniz ürünleri girebildiğiniz iş uygulamasında ayrıca ürünlerin stok durumlarını da takip edebiliyorsunuz.

Milyonlarca Müşteriye Ulaşma Fırsatı
Dropshipping’de satış sürecinden sonra tek yapmanız gereken, toptan mal satan siteye ürünlerin ücretlerini yatırmak ve müşterinizin iletişim bilgilerini teslimat adresi olarak girmek. Takip sürecinde toptancı, satılan ürünü sizin adınıza müşteriye yolluyor. Size de müşterinize iletmeniz için gönderim yaptığı ürünün teslimat durumunun kontrol edilebileceğiniz kodu gönderiyor. Ancak kargo ücreti ödemeden yapılan teslimatları takip etmek sizin sorumluluğunuzda. Türkiye’de de belli siteler üzerinden “dropshipping” yapmak mümkün. Yabancı siteler arasında ise en cazip olanı e-bay. E-bay’i her gün yüz milyonlarca kullanıcı ziyaret ediyor. Sadece ABD sınırları içinde dropshipping hizmeti veren bottomlinewholesaler.com da stoksuz e-ticaret denildiğinde akla gelen en güvenilir siteler arasında. Banka havalesiyle çalışan sitede hediyelik eşyalar satışa çıkıyor. 57 yıllık geçmişiyle en eski dropshipping sitesi olan B&F System’de hediyelik eşya, mutfak eşyaları, giyim, outdoor eşyalar, bıçak, çakı, kılıç gibi birçok ürünü tüketiciyle buluşturuyor. Üyelik ücreti isteyen dropshipping sitelerinin de sayısı gittikçe artıyor. Örneğin yaklaşık 10 dolarlık üyelik ücreti olan ve takı satışı yapan creative – carats – jewelry.com sadece toptan ve dropshipping yöntemleriyle satış yapıyor. Dvddropship.com isimli web sitesi de yine belirli bir üyelik ücreti almadan kataloguna erişim vermeyen bir DVD sitesi.

Güvenliğe Dikkat
Bu siteler üzerinden yapılan satışlar için gümrük ücreti ödeme zorunluluğu bulunmuyor. Ancak Amerika’da eyaletlere göre değişmekle birlikte çeşitli vergi uygulamaları var. İnternette ticaret yapmaya kalkmadan önce ise aracı olarak kullanılacak sitelerin güvenilirliğini araştırmak şart. Sitelerin, internet üzerindeki web sunucuların ve tarayıcıların güvenli haberleşmeleri için geliştirilen SSL (Soket Düzeyi Güvenlik Protokolü) kullanmaları ve BBB (Better Business Bureau) gibi sitem güvenlik sertifikalarının olması güvenirliği artıran faktörler arasında.

Yorumlar (0)

E-Mağaza Nasıl Açılır?

Kategori: e-ticaret — Vahap Eren @ 14:15
E-Mağaza Nasıl Açılır?
Öncelikle bir e-pazar yeri ile anlaşarak, dükkan kiralamalı ya da kendi e-ticaret paketinizi almalısınız. Şirketiniz vergi mükellefi olmalı ve sattığı ürünler için fatura kesebilmeli. Sattığınız ürünler kanuna ve ahlaka uygun olmalı. Tüketici Kanununa uygun davranmalısınız. Kredi kartı ile satış için bankanızdan Sanal POS edinmelisiniz. Kredi kartı güvenliği için SSL sertifikanız olmalı (Bu konuda e-ticaret sisteminizi edindiğiniz yer size yardımcı olacaktır.). Açacağınız e-­mağazada ise temel olarak şunlar bulunmalı: Ürünlerinize ait bilgiler (resimleri, fiyatları, özellikleri), müşteri destek bilgileri (sıkça sorulan sorular, ürün şikayeti iletme, müşteri anketleri), varsa, promosyon bilgileri vb.

E-Mağazada Nasıl Kar Edersiniz?
Tüm bu aşamaları geçip mağazanızı açmaya hazırsanız, sıra geldi satış yapmaya. Eğer mağazanızın çok kar etmesini istiyorsanız, şunlara dikkat etmenizde fayda var: İlgi çekici olmalı, e-­mağazanızı diğerlerinden farklılaştırmalısınız. İyi bir ürün ve satış stratejisi izlemelisiniz. Özellikli ürünlerinizi, kolayca bulunabilecek kategorilere bölerek ön plana çıkartmalısınız. Vitrininize koyacağınız ürünlerin fotoğraflan kaliteli ama az hacimli olmalı, Çünkü, yüksek çözünürlükteki resimler potansiyel alıcılarınızın bilgisayarında görülemeyebilir. Mağazanız, kolay gezilebilir olmalı. Gezmek isteyenlerin önüne, “sitenize kayıt olma zorunluluğu”, uzun ve bıktırıcı boşluklarla dolu bilgi formları vb. çıkartmayın.

Verdiğiniz servisleri ön plana çıkartın. Alınan ürünleri hızlı teslim etmek ve bunu vurgulayarak söylemek müşteriler üzerinde iyi etki bırakır. Bir e-posta yazışma adresi bağlantısını mutlaka ana sayfanıza (dükkanınızın girişine/vitrinine) koyun. Bu yolla, söz gelimi, ziyaretçilerin, ürünleriniz hakkındaki fikirlerini sorabilirsiniz. Ana sayfanızda “favori ürünlerinizi öne çıkararak” hızlı alışverişi yüreklendirin. Müşterilerinize detaylı arama opsiyonları ile aradıklarına hızlı ulaşmalarını sağlayın. Özel günlerde indirimler ve promosyonlar verin.

Sitenizi arama motorlarına kaydettirin. Arama motorları, web sayfalarını içlerinde kullanılan kelimelere göre indeksliyor. O yüzden, anahtar kelimeleri dikkatli seçmek, arama yapan müşterilerin e-mağazanızı bulmalarını kolaylaştırır. Ayrıca, sattığınız ürünleri, şirket adı gibi belirten kelimeleri metin içinde de belli aralıklarla kullanın. Fiyatların mümkün olduğu kadar ucuz olmasına dikkat edin. Çünkü internet üzerinden alışveriş yapan müşterileriniz bu kanalı hızlı ve ucuz olduğu için tercih ediyor. Web maliyetlerini düşüren bir kanal olduğu için, ürünlerinizi, piyasadan daha ucuza satıp aynı kan elde edebilirsiniz. Sergilediğiniz ürünleri, tıpkı bir mağazanın vitrinini yenilemesi gibi düzenli olarak yenileyin. Sitenize gelen bir ziyaretçi, bir kaç gün öncesine göre farklılıklar bulursa, sizi daha yakından takip etmeye başlayacaktır.

E- mağazanızın ismini, web adresini yazışmalarınızda, kartvizitinizde kullanarak tanıtımını yapabilirsiniz. Yaptığınız satışlar sonrasında kargo paketinin üzerine, mağazanızın tanıtıcı (URL, logo vb.) etiket kullanabilirsiniz.

Yorumlar (0)

E-Ticarette Hedef Pazar Seçimi Nasıl Yapılır?

Kategori: e-ticaret — Vahap Eren @ 14:12

E-ticarete başlamadan önce, hedef pazarınızı seçmelisiniz. Hedef pazar, bir bölge, kıta ya da ülke olabilir. Hedef pazar geniş bir kitleyi ifade eder. Hedef pazarın ana konusu lojistiktir. Seçmiş olduğunuz hedef pazara göre doğru ürününü seçmelisiniz.

Eğer Türkiye’den bir satış yapıyor ve hedef pazar olarak Türkiye’yi seçiyorsanız, çok büyük bir sorun yoktur. Ama örneğin hedef pazar olarak Amerika, İngiltere ya da Almanya gibi bir ülkeyi seçmişseniz, göndereceğiniz ürünlerin stok durumu, ağırlıkları, hacimleri gibi konular çok büyük önem taşır.

Bir ürünün yurtdışına gönderilmesinde en büyük problem maliyet ve zaman ilişkisidir. Satmış olduğunuz ürünü Türkiye’den gönderdiğinizde DHL, FedEX, Aramex gibi uçakla hizmet veren ve en geç 2 günde dünyanın her yerine gönderi yapan şirketler, gönderilen ürünün ağırlığına ya da hacmine göre büyük rakamlar talep eder. ABD ya da Avrupa’da bir ülkeye gönderimde ortalama olarak 500 gramlık bir ürün -ki bu da yaklaşık bir kitap ağırlığıdır-, 8- 12 euro gibi rakamlar isteniyor. Bu açıdan düşündüğünüzde, el işi bir ahşap sandık gibi ürünü bu yolla göndermeniz çok ama çok masraflı olacaktır. Bu masrafı müşterinizden de talep edebilirsiniz fakat bu kez de satışlarınız yüksek gönderi maliyeti nedeniyle çok daha az olacaktır.

Gönderi şirketlerinin çoğu, ekstra olarak gümrük masrafı ister. Fakat yine de uluslararası ticarette gönderinizin gümrüğe takılması ihtimali de her zaman vardır. Eğer böyle bir durum ile karşılaşırsanız, büyük ihtimalle 200 euro gibi bir masrafı ödemeniz gerekecektir. (Gümrüğe 100 gönderide ortalama 1-2 kez takılırsınız.) Bir başka gönderi yöntemi de gemi ile olabilir. Ama bu durumda da masraf kısmen daha azken, gönderinin müşterinize ulaşması aylar sürebilir. Çoğunlukla müşteri bu yöntemi tercih etmez.

Tekrar düşünecek olursak, hedef pazarın yerel ve yakın olarak seçilmesi gerekir. ABD, İngiltere gibi ülkelere gönderiyi o ülkelerde yerleşik olarak yapmak gerekir.

Yorumlar (0)
« Yeni YazılarEski Yazılar »

Powered by zec interaktif

 

  emlak emlak e-ticaret bilisim online alisveris lockerz